30 Mayıs 2008 Cuma

Sabri Buraya Üçlü Çektir Cimbom'a

Bir haller oldu yahu şu Sabri’ye. Sezon içinde taraftardan en çok tepki toplayan, gönderilmesi en çok istenen oyuncuydu (tabi 90 dakika içinde, onun dışında üçlü için çağırılıyordu) fakat yurtdışı transfer haberleri çıktığından beri, artık onla alakalı sırf bilmiyorum, sanki Sabri gitti yerine başkası geldi. Ligde son 4-5 maçta yükselttiği performansını milli takımın hazırlık maçlarında da sürdürüyor. Dün de sahanın en iyilerinden biriydi Sabri, asistinin dışında, gitti, geldi, arkadaşlarının boşluklarını kapatmaya çalıştı. Turnuva esnasında da bu şekilde devam ederse hakikaten bir Avrupa yolu gözükebilir Sabri’ye. Bizim açımızdan da onun açısından da iyi olur kanımca.

29 Mayıs 2008 Perşembe

Anti-Federer

Tenis seven biri olarak Federer’i sevmeyen az sayıda kişiden biriyimdir herhalde. Belki de gelmiş geçmiş en iyi tenis oyuncusu ona kimse bir şey diyemez zaten ama benim sevmeme nedenim başka. Adam hiç duygularını göstermiyor, bazılarına göre bu iyi bir özellik olsa da ben sporcunun duygusunu göstermeyen versiyonundan hiç zevk almıyorum. Bu baskebolcu için de geçerlidir, futbolcu için de. Robot değilsin ki kardeşim herkes biliyor senin de sinirlenip, korktuğunu zaman zaman, niye göstermekten bu kadar çekiniyorsun? Bütün maç boyunca aynı surat ifadesine sahip zerre kadar değişmiyor. Benim maç içinde konsantrasyonum bozulmaz havaları verse de maç zora girince saçmalıyor ama. Nadal’ı da sevmem mesela ama saygı duyarım ona en azından hırsı yüzünden. Hele maç boyunca hiç tepki vermeyip de şampiyon olunca yerlerde yuvarlanıp hüngür hüngür ağlamasını hiç anlamıyorum. Niye sıkar ki kendini bu kadar bir insan? Yaysana o tepkiyi maç boyunca. Bence sporcu dediğin sevinci de üzüntüsü de suratından anlaşılmalı. Sağ taraftaki Del-Piero resmine bakanlar ne demek istediğimi gayet iyi anlarlar. Bazen bu gösteriyi biraz abartsa da forza Safin diyerek yazıyı noktalayalım.

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Roland Garros 2008

Roland Garros başladı. Fikstüre baktığımda yine bir Federer – Nadal finali izleriz diye düşünüyorum. Finale gelene kadar mutlaka bir takım süprizler olur toprak kort olduğunu da düşünürsek fakat finalde başka bir isim göreceğimizi düşünmüyorum, belki Djokovic bir şeyler yapabilir ama pek sanmıyorum. Favori tenisçim Safin’in ne yapacağını çok merak ediyorum bir de, kaç raket kıracak acaba ailecek bekliyoruz.

Turnuvanın ilginç bir özelliği de Gustavo Kuerten’in son turnuvası olmasıdır. Giysileriyle, saçlarıyla, sempatik hareketleriyle ilgi çekici bir isimdi mutluluklar diliyorum Guga’ya. Bayanlarda ise Henin-Hardenne’nin bırakmasından sonra daha heyecanlı olacak gibi duruyor. Sharapova almasın da kim alırsa alsın. Aslında Williams kardeşler de almazsa pek bir güzel olur. Son olarak da umarım yağmur belasına çok fazla yakalanmayız bu sene. Bu arada günlük programa da burdan bakabilirsiniz.

25 Mayıs 2008 Pazar

Indiana Jones And The Kingdom Of The Crystal Skull

Öncelikle Harrison Ford hala Harrison Ford onu baştan söyleyeyim. Benim de filmi izlemeden önce aklımda adam kaç yaşına geldi yine ordan oraya atlayıp mermilerden kaçar mı diye düşüncelerim vardı ama izledikten sonra böyle olmadığını gördüm, dublörleri de sağolsun. Film klasik bir Indiana Jones filmi gibi ama diğerlerinden biraz daha aşağıda bana kalırsa. Mizah fena değil ama sanki daha iyi olabilirdi, kovalama sahneleri diğer filmler gibi, abartı, hadi lan bu kadar da olur mu diyeceğiniz sahneler mevcut, Area 51, Roswell falan hoş ayrıntılar olmuş ama uzaylılar ve Ruslar düşman tarafında biraz zayıf kalmış bence. Bir de Indiana Jones biraz geri planda kalıp Mutt Williams önplana çıkarılmış.

Mutt Williams derken filmin yardımcı oyuncusu parlayan yetenek Shia LaBeouf için ayrıca konuşmak lazım, bu çocuğu çok tutuyorum gerçekten çok büyük bir yıldız olacak, daha bu yaşta çok kaliteli filmlerde oynuyor, sinemanın başında fragmanını gördüm 2008 sonlarına doğru yeni bir filmi daha gelecek Eagle Eye diye o da oldukça güzel gözüktü bana, fragmanını şurdan izleyebilirsiniz. Neyse filmimize dönelim biz, James Dean tarzı çok yakışmış, motorlu deri ceketli falan, oldukça da başarılı bir şekilde üstesinden gelmiş rolünün. Bu başarısını giderek artırmasını umut ediyorum.

Bir de Cate Blanchett’e değinelim. O da çok güzel bir performans sergilemiş bana göre. Ukrayna şivesi ve siyah saçlar yakışmış.

Özet olarak her ne kadar serinin diğer filmlerinin tadını tam olarak vermese de sinemada gidip sıkılmadan izlenilebilecek, gayet eğlenceli bir film bana göre Indiana Jones And The Kingdom Of The Crystal Skull, 10 üzerinden 7 veriyorum. Tavsiye ederim.

Yavaşşş!

Kayserispor yönetimi komple bir şekilde non-stop saçmalamaya devam ediyorlar. Recep Mamur’un ve Süleyman Hurma’nın gaflarına! Yeterince alıştık zaten bu sefer yeni bir arkadaş çıkmış tombaladan. Buyrun bakalım bu sefer ne yumurtlamışlar.

Bu arada Kayserispor İkinci Başkanı Türker Horoz, bugün kendisine atfen yapılan "Hakan Şükür'e teklif götürdük" haberinin doğru olmadığını söyledi. Horoz, "Bundan bir hafta önce katıldığım Erciyes TV'deki konuşmamda, Galatasaray kulübünün Gökhan Ünal'la uğraşmasına tepki verdim ve (Biz gerekirse misilleme yapar Hakan Şükür, Arda ve hatta Lincon'u bile alırız. Bunu da yapacak güçteyiz) demiştim. Bu sözümün hep arkasındayım. Ancak bu konuda yeni bir gelişme ve yeni bir açıklamam olmadı" diye konuştu.

Önce bir hössst diye tepki verip sonra da yavaşşşşş al deyip ardından müsadenizle sormak istiyorum “birader sen ne ayaksın” diye. Kendini ne sanıyor bu adamlar gerçekten anlamıyorum ha sonra bu değirmenin parası nerden geliyor onu da ayrıca irdelemek lazım diye düşünüyorum. Bir takım durupdururken kendini nasıl antipatik gösterir bunun en güzel örneğini sundukları için de bize teşekkür ediyorum. Durmak yok saçmalamaya devam!