Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2008 Pazar

Indiana Jones And The Kingdom Of The Crystal Skull

Öncelikle Harrison Ford hala Harrison Ford onu baştan söyleyeyim. Benim de filmi izlemeden önce aklımda adam kaç yaşına geldi yine ordan oraya atlayıp mermilerden kaçar mı diye düşüncelerim vardı ama izledikten sonra böyle olmadığını gördüm, dublörleri de sağolsun. Film klasik bir Indiana Jones filmi gibi ama diğerlerinden biraz daha aşağıda bana kalırsa. Mizah fena değil ama sanki daha iyi olabilirdi, kovalama sahneleri diğer filmler gibi, abartı, hadi lan bu kadar da olur mu diyeceğiniz sahneler mevcut, Area 51, Roswell falan hoş ayrıntılar olmuş ama uzaylılar ve Ruslar düşman tarafında biraz zayıf kalmış bence. Bir de Indiana Jones biraz geri planda kalıp Mutt Williams önplana çıkarılmış.

Mutt Williams derken filmin yardımcı oyuncusu parlayan yetenek Shia LaBeouf için ayrıca konuşmak lazım, bu çocuğu çok tutuyorum gerçekten çok büyük bir yıldız olacak, daha bu yaşta çok kaliteli filmlerde oynuyor, sinemanın başında fragmanını gördüm 2008 sonlarına doğru yeni bir filmi daha gelecek Eagle Eye diye o da oldukça güzel gözüktü bana, fragmanını şurdan izleyebilirsiniz. Neyse filmimize dönelim biz, James Dean tarzı çok yakışmış, motorlu deri ceketli falan, oldukça da başarılı bir şekilde üstesinden gelmiş rolünün. Bu başarısını giderek artırmasını umut ediyorum.

Bir de Cate Blanchett’e değinelim. O da çok güzel bir performans sergilemiş bana göre. Ukrayna şivesi ve siyah saçlar yakışmış.

Özet olarak her ne kadar serinin diğer filmlerinin tadını tam olarak vermese de sinemada gidip sıkılmadan izlenilebilecek, gayet eğlenceli bir film bana göre Indiana Jones And The Kingdom Of The Crystal Skull, 10 üzerinden 7 veriyorum. Tavsiye ederim.

23 Mayıs 2008 Cuma

Star Wars: The Clone Wars

Star Wars The Clone Wars 15 Ağustos 2008’de Amerika’da gösterime girecek. Ülkemizde de sanırım Eylül civarında beyazperdeye yansıyacak fakat Türkçe dublaj gibi gerizekalı bir şey yapıyorlar, umarım bazı sinemalarda orijinal haliyle de izleyebiliriz en azından. Kardeşim hiç mi akıllanmazsınız siz? The Simpsons’dan hiç mi ders almadınız? Sponge Bob Square Pants’mi bu da Türkçe veriyorsunuz? Allah akıl fikir versin diyelim geçelim çünkü girersek çıkamayız buraya. Tabi nete düştükten sonra Eylül’e kadar bekleyebilir miyiz? Hiç sanmıyorum.


Film, daha doğrusu 3D animasyon yine Clone Wars’daki gibi ikinci ve üçüncü filmlerin arasında geçen zamanı anlatıyor. Çizgi film olayını 3D den daha çok seven biri olaraktan bu özelliği beni biraz üzse de Star Wars olsun taştan olsun diyerekten lightsaberın “ciuuv” efektini her duyduğunda gaza gelen biri olarak evin içinde oyuncak lightsaberımla (mavi tabi ki, the dark sidela işim olmaz) bir oraya bir buraya koşmama yetti de arttı.

Fragmanı izlemek isteyenler şuraya buyursun, fragmanlar gayet güzel olmuş, zaten o müziklerle ne kadar kötü olabilir o da ayrı konu. Bu arada filmde yeni karakterler de olacakmış. Filmden sonra Cartoon Network de 22 dakikalık bölümler yayınlanacak ve en azından 100 bölüm olması bekleniyor. Madem bu kadar Star Wars konuştuk, süper ötesi bir lightsaber sahnesiyle kapanışı yapalım. May the force be with you.

22 Mayıs 2008 Perşembe

If You Are Guilty You Are Dead!

Türk halkı olarak çok büyük çoğunlukla atari salonlarında tanıştığımız The Punisher’ın devam filmi Punisher War Zone’un teaser posteri yayınlandı, poster gayet hoş olmuş, t-shirtü alınır bunun denecek cinsten, fakat filmin kadrosu ilk filme göre komple değişik. “Si vis pacem para bellum” (barış istiyorsan savaşa hazırlan) gibi muhteşem bir sözü beyinlerimize kazıyan Frank Castle abimiz rolünde Rome’da Titus Pullo rolüyle tanıdığımız Ray Stevenson var ki bence ilk filmde Thomas Jane cuk oturmuştu. Ray Stevenson, Frank Castle için fazlasıyla “laubali” kaçıyor bana göre (en azından Rome’daki haliyle diyelim), Thomas Jane ise soğuk, sert bakışlı,acımasız biri için gayet güzel bir seçimdi.


Benim devam filmlerinde en önem verdiğim şey kadrodur, kadronun değişmesiyle ve de beğenmediğim bir şekilde değişmesiyle film bana şimdiden bir fiyasko olacak gibi geliyor. İlk filmde bir şaheser değildi ve çoğu kişi tarafından beğenilmemişti ama ben severek izlemiştim, özellikle sırf daha önce de yazdığım araba patlatma sahnesi için bile izlenirdi, fakat ikinci filmin o havayı bile yakalayabileceğini sanmıyorum pek. Bu arada filmin Amerika’da 5 Aralık 2008’de gösterime girmesi bekleniyor. İsteyenler o zamana kadar resmi sitesinden resimlerle falan idare edebilirler. Müziği dinlemek isteyenler de şuraya uğrayıversinler.

16 Mayıs 2008 Cuma

To Be Continued...

Iron Man’le ilgili olan yazımda Batman Begins’in final sahnesinin muhteşemliğinden bahsetmiş ama videosunu koyamamıştım Youtube’ün engelli olması sebebiyle, buyrun keyfini çıkara çıkara izleyin. Ama elinizi çabuk tutmanızı tavsiye ederim bir iki güne canı sıkılan bir savcı yine kapattırır muhtemelen.

Bazı sahneler vardır ki sırf o sahne için bile koca bir film izlenir diye düşünürken Punisher’ın harikulade araba patlatma sahnesi geldi aklıma onu da koyamadan edemedim. Ahanda!

14 Mayıs 2008 Çarşamba

The Forbidden Kingdom


Öncelikle söyleyeyim, dövüş sevmeyenler gitmesin bu filme. Çünkü genel olarak dövüş sahneleri ağırlıklı. Açıkçası giderken konusuna bile bakmadım hiç. Jet li ismini görmem yetti gitmem için. Biraz daha ağır bir film bekliyordum beklediğimden daha masalsı çıktı, hoş da oldu. Konusu itibariyle bir The Lord Of The Rings havası var. Sihirli bir asayı sahibine ulaştırmak için Amerika’dan Antik Çin'e yolculuğa çıkan bir gencin hikayesini anlatıyor. Yolda tanıştığı birkaç kişi ona bu serüveninde yardım ediyor falan. Basit bir konusu var ama sıkmıyor.

Jackie Chan’in varlığı yanıltmasın, öyle aptal komedi filmlerinden değil, Jet Li Baba her zamanki gibi dövüş sahnelerinde döktürüyor. Jackie Chan’la beraber iyi bir ikili olmuşlar. Bu arada filmin başrolündeki genç oyuncu Michael Angarano’yu bir diğer yükselen yetenek olan Shia LaBeouf’a çok benzettim ben, bakalım siz de benzetecek misiniz?


6 Mayıs 2008 Salı

Iron Man

Çizgi romanını okumadım, çizgi filmini de Spider-Man’in her bölümünü en az 50 kere falan izleyen biri olaraktan beğenmem, çok çocuksu geliyor ama uzun süredir şöyle gelse de gitsem diyebileceğim bir film olmadığı için fragmanlarından gördüğüm kadarıyla o boşluğu dolduruyordu. Çok bir şey beklemeden gittim, çizgi romanını da çok bilmediğim için nasıl uyarlanmış ne kadar sadık kalınmış o konuda bi yorum yapmayacağım ama gerçekten başarılı olmuş, Transformers’dan beri baya zaman geçmişti bu tip film izlemeyeli, sevdim.

Bi kere kostüm karizma ötesi, Spider-Man’in simbiyot kostümüyle çekişir, o derece. Robert Downey Jr. cuk oturmuş, zaten sevdiğim bir abimdi, sakal da yakışmış hani, cool durmuş. Sonra espri yeteneği olan zenginleri zaten severim de onu geçtim espri yeteneği olan robot var yahu. Gywneth Paltrow güzel bi ekstra olmuş, gülümsemesi bile insanın içini ısıtıyor. Genel olarak baktığımızda bir sanat eseri değil veya Oscarlık bir konusu yok, filmin başından itibaren olacakları çözmek pek zor değil ama bir çizgi roman uyarlamasının gerektirdiği bütün özelliklere sahip. Mizah var, bol bol aksiyon sahnesi var, takip sahnesi var (arabayla değil uçakla :) ), sonuna kadar sürüklüyor yani sıkılmıyorsunuz, en azından ben sıkılmadım, Hulk da gayet sıkılmıştım mesela. Bir tek bana göre kötü adam biraz zayıf kalmış daha baskın olabilirdi diye düşünüyorum ama dedim ya çizgi romanını bilmiyorum belki onda da bu şekildedir.

Yani bu kısır sinema döneminde bir süre idare eder Iron Man, tavsiye ederim. Zaten gelmesini beklediğim çoğu film de ardı ardına gelecek. Bunlardan en önemlisi The Dark Knight’ı, to be continued finalleri arasında en efsanevilerden biri olan sahneden (Batman Begins’deki joker kartı sahnesi) (sahneyi koyardım ama devlet baba sağolsun yine yasaklamış youtube’u, uğraşmanız gerekir) beri ailecek bekliyoruz zaten. Ondan sonra da Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull var ki o bir iki haftaya geliyor. Bir de The Incredible Hulk’la Hellboy 2 var ama ikisinin de ilk filmlerini beğenmemiştim.

Bu arada yukarıdaki kostümden ben de istiyorum yav bi tane, gerçeği olmadı oyuncağına falan da razıyım yani. Bir de Tony Stark’ın evi diyorum, nasıl bir evdir o yahu, nefret ediyorum böyle filmlerden bu yüzden insanı olmadık hayallere sürüklüyor. Paranın gözü kör olsun.